YENİLEME-Dönmez: Son 10 yılda yıllık ortalama yenilenebilir enerji kurulu güç kapasitesi artış oranı yüzde 11 olmuştur

04/05/2021 17:07:12

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, yürüttükleri Milli Enerji ve Maden Politikası sayesinde son 10 yılda yıllık ortalama  yenilenebilir enerji kurulu güç kapasitesinde yüzde 11’lik bir artış  olduğunu bildirdi.

İHA'nın haberine göre Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Bakanlık binasından Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Başkanı Odile Renaud-Basso ve heyetiyle toplantı gerçekleştirdi. Video  konferans yöntemiyle düzenlenen toplantıya Enerji Bakanlığından Bakan Dönmez’in yanı sıra, Bakan Yardımcısı Alparslan Bayraktar, Enerji İşleri Genel Müdürü Murat Zekeriya Aydın, Dış İlişkiler Genel Müdürü Dr. Öztürk Selvitop, Daire Başkanı Nurettin Cemil Gökpınar ve uzman  olarak Osman Erk de katıldı.

Bakan Dönmez burada yaptığı konuşmasında EBRD’nin 2009’dan bu yana Türkiye’ye yaptığı 13 milyar Euro’nun üzerinde yatırım desteğinden  memnuniyet duyduğunu belirtti. Dönmez, 13 milyar Euro’luk bu desteğin 6 milyar Euro’dan fazlasını, sürdürülebilir enerji, enerji ve kaynak  verimliliği ve çevre alanlarına ayrılmasının da memnuniyet verici  olduğunu söyledi.

“EBRD, toplam 4 bin 300 megavatlık yenilenebilir enerji kapasitesinin  hayata geçirilmesine katkı sağlamıştır”

Bakan Dönmez, 2017 yılında duyurdukları Milli Enerji ve Maden Politikasının üç sacayağını oluşturan  yerli ve yenilenebilir enerji  kaynaklarının payının arttırılması, enerji arz güvenliğinin  güçlendirilmesi ve öngörülebilir piyasa koşullarının temini hedefleri  ile EBRD’nin operasyonları ile büyük oranda örtüştüğünü dile getirerek  şunları kaydetti:

“Bu minvalde, özellikle yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği  alanlarında EBRD ile işbirliğimiz kesintisiz bir şekilde sürmektedir. EBRD, toplam 4 bin 300 megavatlık yenilenebilir enerji kapasitesinin  hayata geçirilmesine katkı sağlamıştır. Bununla birlikte, EBRD ile  işbirliği içinde hazırlanan “Rüzgar ve Dalga Enerjisi Atlası”  çalışması ile Bakanlığımız saha geliştirme çalışmalarına devam ederek  offshore rüzgar enerjisine yönelik YEKA yarışması hazırlıklarını da  sürdürmektedir. Yine EBRD ile işbirliğimiz kapsamında özel şirketlere  ve belediyelere enerji ve kaynak verimliliğinde destek olduğumuz Sıfıra Yakın Atık Programı ile 200 milyon Avro tutarında yatırımın  fonlanmasından ve jeotermal sektörüne yönelik desteklerinizden  memnuniyet duyuyoruz.”

Dönmez, Türkiye’nin 2001’den itibaren enerji sektöründe büyük bir  reform sürecinden geçtiğini ifade ederek, “İlk aşamada, piyasa  faaliyetleri birbirinden ayrılmış ve dikey olarak bütünleşik devlet  tekeli modeli, rekabetçi açık piyasa modeline dönüştürülmüştür. Bununla birlikte, üretim ve dağıtım varlıkları özelleştirilmiştir. Bağımsız enerji düzenleme otoritesi olarak EPDK faaliyete geçmiştir. Tüm bu reformlar neticesinde AB ile iç enerji piyasası alanında ileri  düzeyde uyum yakalanmıştır” diye konuştu.

Bakan Dönmez, 2017 yılında yayınladıkları Milli Enerji ve Maden Politikasının arkasındaki iki temel motivasyonun, Türkiye ekonomisi  için son derece kritik olan ithalata bağımlılığını azaltmak ve çevreye  duyarlı sürdürülebilir bir enerji sistemine kavuşması olduğunu söyledi.

“Son 10 yılda yıllık ortalama yenilenebilir enerji kurulu güç  kapasitesi artış oranı yüzde 11 olmuştur”

Dönmez, ithalata bağımlılığın tetiklediği cari açığın azaltılması  adına yerli ve yenilebilir teknolojilerinin de yerlileşmesi, yerli  sanayi ekosisteminin oluşması ve tedarik zincirinin olgunlaşması  bakımından önemsediklerini belirterek, “Yürüttüğümüz bu politikalarla,  son 10 yılda yıllık ortalama yenilenebilir enerji kurulu güç  kapasitesi artış oranı yüzde 11 olmuştur. Bugün itibarıyla  yenilenebilir kaynakların toplam kurulu güç içerisindeki payı yüzde 52  seviyesindedir. 2021 yılının ilk üç ayında devreye giren kapasitenin  ise yaklaşık yüzde 98’i yenilenebilir enerji kaynaklı olarak  gerçekleşmiştir” ifadelerini kullandı.

“2 bin 500 megavatlık yeni hidroelektrik kurulu gücü ile dünyada Çin’den sonra ikinci sırada yer almaktadır”

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı olan IRENA tarafından 2020  yılında işletmeye alınan yenilenebilir kurulu gücüne ilişkin yapılan  açıklamayı hatırlatan Dönmez, “Bu kapsamda, ülkemiz, 2020’de devreye  alınan toplam 2 bin 500 MW yeni hidroelektrik kurulu gücü ile dünyada Çin’den sonra ikinci sırada yer almaktadır. Ayrıca, 99 MW yeni  jeotermal kurulu güç ilavesiyle ise dünyada birinci sırada yer  almıştır” dedi.

Bakan Dönmez, YEKA yarışmaları kapsamında düşük fiyatlarla önemli  ölçüde kapasiteyi yatırıma çevirme başarısını gösterdiklerini  belirterek, “YEKA modeli ile toplamda rüzgarda 2 bin megavat, güneşte  ise 1.000 megavat gücünde yatırım mobilize edilmiş olup ilave 1.000 MW  gücünde güneş enerjisi için de yarışmalar devam etmektedir. Geçtiğimiz  hafta başlattığımız 10-15-20 megavatlık toplam 1 gigavat kapasiteli  güneş YEKA yarışmaları neticesinde yaklaşık 2-3 Dolar Cent tutarlarına  kadar teklif aldığımızı belirtmek isterim. Bu tutarlar sektörde  yatırımcıların piyasamıza olan güveninin ve ülkemiz yenilenebilir  enerji sektörünün başarısının bir göstergesidir” dedi.

Dönmez, elektrik üretiminde azami şekilde yenilenebilir enerji  kullanımı, enerji verimliliğinin geliştirilmesi, inovasyon ve  dijitalleşmenin küresel ölçekte ön plana çıktığını belirterek,  “Küresel çapta enerji sektöründe gözlemlediğimiz temiz enerji  kaynaklarına ve dağıtık enerji sistemlerine geçiş ile akıllı ve  sürdürülebilir altyapı yatırımları önem kazanmıştır” diye konuştu.

Dönmez, enerji sektöründe dijitalleşme, karbonsuzlaşma, çeşitlendirme,  batarya depolama ve yeşil hidrojen gibi kavramların enerji sektörünün  dönüşümünü de şekillendiren tartışmalara önce olduğunu dile getirerek AB Yeşil Mutabakatı’nın da bu konular etrafında şekillendiğini aktardı.

“EBRD’nin start-up girişimleri ve yenilikçi projeleri desteklemesini  bekliyoruz”

Bakan Dönmez, konuşmasının devamında şunları söyledi:

“Bakanlığımız Yeşil Mutabakatta da altı çizilen yeni ve alternatif  enerji kaynaklarını, yeşil hidrojeni, batarya depolamayı, temiz yanma  ve karbon tutma teknolojilerini, off-shore rüzgar ve dalga enerjisi  teknolojilerini, enerji sisteminde akıllı ve dijital altyapıların  yaygınlaştırılmasını önemsemekte ve yakından takip etmektedir. Bu  minvalde, EBRD’nin bu alanlara yönelik ülkemizde yapılacak Ar-Ge  faaliyetlerini, yaygınlaşma aşamasındaki teknoloji yatırımlarını, Startup girişimleri ve yenilikçi projeleri desteklemesini bekliyoruz.

Yeşil dönüşüm çerçevesinde AB Yeşil Mutabakatında da daha düşük karbon  içeriği ile doğal gazın Avrupa’da da bir geçiş kaynağı olarak muhafaza  edilmesi planlanıyor. Özellikle hidrojen harmanlama gibi  teknolojilerle doğal gazın daha verimli ve çevreci kullanımı da  gündemde. Dolayısıyla, ülkemiz yenilenebilir enerjiye geçiş sürecinde  rekabetçi ortamın sürdürülmesi ve enerji arzında istikrarın sağlanması  ile hanehalkı ve işletmelerin uygun fiyatlarla enerjiye ulaşmasını  teminen doğal gaz altyapısına ilişkin AB desteğinin ve finansal  yardımların sürdürülmesi gerektiğine inanmaktadır.”

Bakan Dönmez, elektrik şebekesi altyapı verilerine değinerek yaklaşık 46 milyon aboneye hizmet veren sektörde 2020 sonu itibarıyla 1 milyon 200 bin kilometre dağıtım hattı olduğunu anımsattı. Dönmez, “Özellikle  ekonomik ömrü dolan kırsal şebekenin yenilenmesini, şebekenin  teknolojik seviyesinin daha da artmasını ve akıllı şebekelere doğru  ciddi adımlar atılmasını öngörüyoruz” dedi.

Video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen toplantıya Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan ise, Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürü Dr. Serhat Köksal başkanlığından ilgili yetkililer ve EBRD nezdinde Türkiye Grubu Direktörü Kemal Çağatay İmirgi katıldı.

*Sizlere daha iyi bir deneyim sunmak için haberleri yapay zeka ile formatlıyoruz. Bu işlemde problem olduğunu düşünüyorsanız haberin orijinal haline bu linkten ulaşabilirsiniz: Formatsız versiyon

Yorumlar